Dijital dünyanın hızla büyüdüğü günümüzde web siteleri yalnızca bir tanıtım aracı olmaktan çıkıp markaların temel iletişim ve satış platformu haline gelmiştir. Bu ortamda başarılı olabilmek için sitelerin yapısı hiyerarşisi ve kullanıcıya sunduğu deneyim kritik bir rol oynar. Web sitelerinin farklı içerikleri sınıflandırma yöntemleri arasında subdomain ile subfolder kavramları ön plana çıkar. Bu iki yapı site organizasyonunu belirleyen ve SEO performansını doğrudan etkileyen teknik tercihlerdir.
Subdomain yani alt alan adı bir ana domainin önüne yerleştirilen ve genellikle bir nokta (.) ile ayrılan yapıdır. Ana domainin bir uzantısı gibi görünse de teknik olarak bağımsız bir web sitesi gibi işlem görebilir. Bu yapı farklı içerik alanlarını ana siteden ayırmak isteyen, geniş kapsamlı hizmet sunan firmalar için oldukça avantajlıdır.
Örneğin; bir şirket ana sitesi olan www.ornekfirma.com üzerinde ürün satışı gerçekleştirirken blog.ornekfirma.com adresi üzerinden sektörel içerikler paylaşabilir. Bu durumda blog kısmı, ana siteden bağımsız bir yapı gibi çalışır. Subdomain özellikleri arasında en önemlilerinden biri her alt alanın kendi hosting içerik yönetimi ve hatta SEO stratejisine sahip olabilmesidir.
Subfolder yani alt klasör, web sitesinin ana domaini altında oluşturulan dizinlerdir. Web sitesinin içinde farklı konulara ayrılmış sayfaları, mantıklı ve düzenli bir yapıda sunmak için kullanılır. Subfolder yapısı arama motorları tarafından ana domainin bir parçası olarak değerlendirilir.
Bir örnekle açıklamak gerekirse; www.ornekfirma.com/blog adresi bir subfolder yapısıdır. Bu kullanımda blog içeriği doğrudan ana sitenin bir klasörü gibi işlem görür. SEO açısından bakıldığında subfolder yapısındaki içerikler ana domainin otoritesini güçlendirmeye katkı sağlar. Bu nedenle daha küçük ölçekli siteler ya da tek bir odak alanı olan projeler için oldukça idealdir.
Subdomain yapıları genellikle daha kompleks veya çok yönlü hizmet sunan işletmelerde tercih edilir. Özellikle şu alanlarda sıkça kullanılır:
Bu tür durumlarda subdomain kullanımı site sahiplerine operasyonel esneklik sağlar.
Subfolder özellikle daha dar kapsamlı projeler için idealdir. Tek bir marka altında, birbirine yakın temalarda içerik üretmek isteyen web siteleri için uygundur. Subfolder yapısının avantajları şunlardır:
Örneğin bir e-ticaret sitesinin /kadin, /erkek ve /aksesuar gibi kategoriler oluşturması subfolder yapısının avantajlarından biridir.
Subdomain ve subfolder yapılarının SEO üzerindeki etkileri, web yöneticileri için oldukça önemlidir. Arama motorları subfolder yapısını ana sitenin bir parçası olarak algılarken subdomain’leri ayrı bir site gibi değerlendirme eğilimindedir. Bu fark içeriklerin indekslenme sürecini ve site otoritesinin paylaşılmasını doğrudan etkiler.
Ancak bu avantajlar doğru stratejiyle kullanılmadığı takdirde özellikle subdomain yapısında içeriklerin görünürlüğü sınırlı kalabilir.
Bu iki yapı arasında seçim yaparken dikkat edilmesi gereken bazı temel ayrımlar bulunur;
Özellik |
Subdomain |
Subfolder |
SEO Etkisi |
Ayrı site gibi algılanır |
Ana domainin otoritesinden faydalanır |
Kullanım Kolaylığı |
Daha fazla teknik bilgi gerekebilir |
Daha kolay yönetilir |
Esneklik |
Farklı yapılar barındırabilir |
Tek yapı altında kalır |
Hosting Yönetimi |
Ayrı sunucu kullanılabilir |
Aynı sunucu kullanılır |
URL Yapısı |
blog.site.com |
site.com/blog |
Bu farklar doğrultusunda yapılacak tercih web sitesinin hedeflerine, kapsamına ve uzun vadeli planlarına göre belirlenmelidir.
Hosting satın al seçeneği ile hemen sitenizi hayata geçirebilirsiniz!
İşletmenizin dijital stratejisini oluştururken, subdomain farkı ile subfolder yapısının avantajlarını iyi analiz etmeniz gerekir. Eğer markanızın altında birden fazla bağımsız iş kolu varsa içerikleriniz farklı hedef kitlelere hitap ediyorsa ya da çok dilli bir yapı kurmak istiyorsanız subdomain tercihi daha mantıklı olabilir. Ancak daha yalın ve tek bir site otoritesi altında büyümek istiyorsanız subfolder yapısı sizin için daha verimli olacaktır.